BİZİM SİYASETTE ZÜBÜKZADELER Mİ VAR Nazım PEKER
Tarih: 18 Kasım 2008 Salı
Benim candan aziz okurlarım, hep merak etmişimdir; acaba Türk siyasetinde ZÜBÜKLER var mıdır diye!
Eseri bilirsiniz, usta kalem Aziz Nesin’in Türk edebiyatına kazandırdığı eşsiz ve ölmez eserini. Katip olarak işe başlayan Zübükzade İbrahim’in serüvenini defalarca seyretmişsinizdir umarım.
Ne yapıyordu Zübükzade İbrahim? Katip olarak işe başlar, Allah ve Peygamber diye diye, doğruluktan dem vura vura rüşvet ala ala biti kanlanan. Ardından da yaşadığı belde halkını kandırarak Belediye başkanı seçilen, başkanlığı esnasında hiçbir hayırlı işe başlamayan ama, cami yaptıracağım diye diye yönetimi kendi şahsi ikbal ve çıkarları için kullanan, burada da rüşvet çarkını gayet ustalıkla çeviren, devletin üst düzey yöneticileri ile güya iyi diyalogları olan havası basan, foto montaj resimlerle halkı kandıran. En sonunda da karşı partiden sevilen ve sayılan birinin kızıyla da evlenerek milletvekili seçilme başarısını gösteren bir tiplemedir.
İş bununla da kalmaz. Alavera dalavera dolaplarına devam eder. Ne demiş atalarımız, “Alışmış kudurmuştan beterdir” bir başka sözümüzde, “Katranı kaynatsan olur mu pekmez, soyu pis soyuna çeker.” İşte tam bu misal.
Güvenilmez kişiliği ve ikiyüzlülüğü ile muhalif parti ile anlaşır ve bakanlık koltuğuna da kurulmayı bilir.
Usta Nesin, bu romanında Zübükzadenin akıl almaz oyun ve hileleri ile halkı nasıl kandırdığını, dini siyasete nasıl alet edip onu kullandığını ve bütün bunları da şahsi çıkar ve menfaatleri için yaptığını çok güzel izah eder.
Roman, siyasette yalan, ahlâksızlık ve rüşvetin nasılda başarı ile kullanıldığı gözler önüne serilir. Bu uğurda sadece din kullanılmaz akrabalar ve hanımı bile kullanmaktadır bizim Zübükzade İbram efendi.
Kartal Tibet bu konuyu çok güzel işlemiş ve başarı ile beyaz perdeye aktarmıştır. Kendisini ne kadar tebrik etsek azdır.
Özellikle az gelişmiş ve az okuyan, eğitimsiz ve donanımsız, gelişmişlik düzeyi düşük ülke ve toplumlar var olduğu müddetçe, Zübükzadeler var olacaktır ve var olmaya da devam edecektir. Onun için bazı kesimlerin neden okumaya karşı çıktıklarını ve özellikle de kız çocuklarını neden cahil bıraktıklarını düşünmekte büyük fayda vardır diye düşünüyorum.
Elbette, “Cahilse kadın alçalır beşer.” laf olsun diye söylenmiş sıradan bir söz değildir.
Az gelişmiş ve kurumsallaşamamış ülke ve ülke demokrasilerinde Zübükler de Zübükzade İbram efendiler olur.
Siyaseti ülkeye ve millete hizmet etme yerine kendi şahsi çıkar ve çıkar temini için görenlerin oluşturduğu bir meclis işte böyle olacaktır. Başkasını beklemek abesle iştigal anlamına gelmez mi?
Zübükler siyasette ve bulundukları makam ve mevkide kalabilmek ve küplerini doldurabilmek için; yalan söylemekten, halkı birbirine düşürmekten, rüşvet almak ve rüşvet vermekten en önemlisi de ÜLKELERİNE ZARAR vermekten asla kaçınmazlar.
Zübükler, siyasette adam kazanmayı değil adam harcamayı, adam karalamayı, adam lekelemeyi bir görev bilirler. Ülke menfaatlerini düşünmediklerinden, ülkenin her şeyini pul gibi görürler.
Çevreleri dalkavuk ve yalaka doludur. Dürüstler ve doğru olanlar zaten etrafında durmaktan hicap duyarlar. O ‘da zaten dürüst istemez, yalaka, yılışık, “evet efendimci, siz âlâsını yapıyorsunuz”cu tipler ister ve böylesi tiplerden hoşlanır.
Zübükler için tehlike, çevrelerinde kendilerine rakip olabilecek insanlardır. Onun için etraflarında asla, yetenekli, bilgili, donanımlı, parlak veya parlama ihtimali olan isimler istemezler.
Portakal değil, sıkma makinesı oldukları için ne kadar portakal varsa sıkarlar. Çünkü herkesi portakal gibi görürler.
Son söz olarak şöyle diyebiliriz; etrafta ne kadar fazla “ZÜBÜK” varsa siyasette o kadar KİRLİ demektir.
Dürüst siyasetçilere düşen görev,” siyaseti ZÜBÜK’lerden temizlemek” olmalıdır. Türk siyasetinde ki Zübükleri temizlemeye var mısınız? Yoksa Zübüklere “EVET” demeye ve onlara hizmet etmeye mi?
Esen kalınız.
Nazım PEKER nazimpeker@mynet.com
Bu köşe yazısı 65 defa okundu. Toplam 543 kelime
[ Geri Dön: Nazım PEKER ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|